Google

BİR ÇOÇUK AĞLIYOR

Tamirci dükkanının önünde,
Bir çoçuk ağlıyor.
Hava soğuk mu soğuk,
Lapa lapa kar yağıyor.
Çoçuk gözyaşlarını bile silemiyor,
Çünkü gözyaşları,
Islanan ellerini daha çok üşütüyor.

Bir çoçuk ağlıyor,
Yaşı oniki ya da onüç,
Ama omuzlarındaki yük, ağır mı ağır.
Ustası, krikoyu düşürdüğü için dövmüş,
Kamyon krikosu, kendisinden de ağır.

Bir çoçuk hıçkıra hıçkıra ağlıyor.
Ayaklarındaki ayakkabı paramparça,
Gömleği yağdan görünmüyor,
Başka gömleğide yok değiştirecek.
Ceketide yok sırtında,
Ceketini alamadan, kovdu ustası.

Bir çoçuk ağlıyor.
Kimse sormuyor niye ağladığını.
Donmak üzere çoçuk.
Hamaldı babası, kamyona buğday yüklerken,
Çuvalların altında kalmıştı.
İlkokul birinci sınıftaydı o zaman.
İki de kendisinden büyük kardeşi,
Okulu bırakıp çalışmaya başlamışlardı.
Anneside öldüğü zaman, üç yaşındaydı.

Bir çoçuk ağlıyor,
Kar yağıyor lapa lapa,
Karlarda, ustası gibi yüzüne yüzüne vuruyor.
Kalktı çoçuk, işsiz kalamazdı.
Abileri değilse eve katmazdı.
Korkudan titreye titreye,
Tamirhaneye girip ceketini aldı.
Sobanın yanında ısınmasınada izin vermedi,
Çıkarkende küfrü bastı ustası.

Babası; Erkek adam ağlamaz demişti,
Aklına geldi, gözyaşlarını saklamaya çalıştı.
Şimdi için için ağlıyordu çoçuk.
Gözyaşları,
Yüreğine damlıyordu.

Ve çoçuk, ellerini nefesiyle ısıtarak,
Ceketini giydi.
Ceket te ceket olsa hani.
Tekrar çırak olarak çalışmak için,
Tamirhane dükkanlarının arasında kayboldu.
Ve şehrin üstüne, lapa lapa kar yağıyordu...

Kemal KÜÇÜKTEKİN
01.12.2007
KARAMAN

Hiç yorum yok: