Google

SEVDAN YÜREĞİME KÖK SALDI

Girdin benliğime, ruhuma hayat verdin,
Sevdan yüreğime kök saldı iyice.
Sen gözümün ışığı, damarımda kanımsın,
Sevdan yüreğime kök saldı iyice.

Gecelerime ay gibi değil, güneş gibi doğuyorsun.
Gözlerimi açtığımda gözlerime doluyorsun.
Sen leylaklardan bile güzel kokuyorsun,
Sevdan yüreğime kök saldı iyice.

Sen ağlarsan, gönlümde seninle ağlıyor,
Sen güldüğünde, gözlerimin içi gülüyor.
Neşeliysen, gönlüm bir kelebek gibi uçuyor.
Sevdan yüreğime kök saldı iyice.

Ben senin o güzel gözlerini sevdim.
Gamzeli, melek gibi yüzünü sevdim.
Ben senin, sevgi dolu yüreğini sevdim.
Sevdan yüreğimde kök saldı iyice.

Sensiz, yetim bir çoçuk gibi, yüreğim hiç gülmüyor.
Sensiz, nefes almak bile, bana işkence geliyor.
Sensiz, boğazımdan bir yudum su bile geçmiyor.
Sevdan yüreğime kök saldı iyice.

Ben bu dünyadan vazgeçtim, benim dünyam sensin.
Hiç bir beklentim yok artık, tek arzum sensin.
Allah canımı alacaksa, senin kucağında alsın.
Bırak, sevdan yüreğimde, ne kadar kök salarsa salsın...

Kemal KÜÇÜKTEKİN
29.02.2008
KARAMAN

TÜRBANIN ARKASINDAKİ GERÇEK

Tarikatların baskısı ile türban serbest oluyor,
Bu zihniyet kadının özgür olmasını hiç istemiyor.
Özgür kadın, özgür nesil demektir, onları bu korkutuyor.
Kadının eskisi gibi, yine kul-köle olmasını istiyor.

Özgür insanın ruhunda kölelik olur mu?
Kadına karşı oynanıyor bu ayak oyunu.
Kul-köle yapılmak istenen kadının, nerde onuru,
Başta kadının bozması gerekir bu çirkin oyunu.

Dünya'da kadına haklarını veren ilk ülke Türkiye.
Atatürk'e ve bu Cumhuriyet'e bu öfke niye.
Atatürk bile, kaos olmaması için karışmamış başörtüsüne,
Ama bu tarikat şeyhleri geberiyor şeriat diye.

Modern ülkeler teknoloji ile uğraşıp çıkıyorken göklere,
Çoçuklarımızın güvenli bir geleceği bile yok bu ülkede.
Asgari ücretlim, iki ekmeği götüremezken evine,
Biz hala uğraşıyoruz türban denen örtüyle.

Türbanı savunan erkeklerin amaçlarını anlıyorum.
Haklarını savunamayacak köle istiyorlar biliyorum.
Kadına yine yalnızlık, baskı, dayak ve kumalar, korkuyorum.
Bu durumda, kızların kadınların türbanı savunmalarını, hala anlamıyorum.

Aklınızı başınıza toplayın derim ben size,
İki sevgili hiç bir zaman gezemeyecek el ele,
Kadının ikinci sınıf vatandaş olacağını, horlanacağını bile bile,
Hala türban, hala şeriat diyorsanız, yazıklar olsun size.

Kanlı mı, kansız mı olacak diye planlar yapıldı yıllar önce.
Örümcekleşmiş kafalar hala, "İran olmayız" diyorlar, gel de gülme.
Şeriat olan bu ülkede, merak etmiyorlar mı, şeriat nasıl geldi diye.
Tarikatlara, oy kaygısı ile bu kadar yüz verip, sarılırsan
Taparsan haşa ALLAH diye liderlerine, şeriatta gelir esarette.

Bu beyler şeriat düzenini isterler elbet,
Kendi gibi mollalarla idare edecek ülkeyi, olmayacak muhalafet.
"Bu nasıl ekonomi" diye soramayacaksın, "Bu kafirdir" demesi yetecek.
Şeriat mahkemesinde, sorgusuz sualsiz, Katlin vacip olacak,
Kılıçla mı olur yoksa asılarak mı, acı çekmemen için dua et.

Yalnız bu beylerin, bu şeyhlerin unuttukları bir nokta var.
Bu ülkede; Dünya ülkelerinin ortaklaşa ilan ettiği, asrın lideri var.
Bu ülkede; Asrın lideri Atatürk ve onun ilkeleri var.
Demokrasi aşığı ordumuzda, onun ilkelerinden güç alıyor,
Bu ülkede; Atatürk'çüler ve Atatürk sevdalıları var.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
28.02.2008
KARAMAN

SEVDA BAHÇESİ

Burası bir sevda bahçesi.
Ne sevdalar gördü bu bahçe.
Ne sevdalar yaşandı bu bahçede çılgınca.
Sevda çiçekleri tomurcuktan gözükmüyor,
Sevda sevda kokuyordu, bu bahçede.
Çok güzel aşklar yaşandı,
Delidolu,
Ölümüne.

Burası bir sevda bahçesi.
Ayrılıklarda gördü bu bahçe.
Hüzün yağmurları gibi gözyaşları gördü.
Soğuk rüzgarlarda esti bu bahçede.
Umutlara karlar yağdı.
Hayal kırıklığı buz kesti bu bahçede,
Ve ihanetler,
Soldurdu sevda çiçeklerini.

Burası bir sevda bahçesi.
Hüzünlü aşklara kapattı kapılarını,
Hıçkırık seslerini duyamayacaksınız artık bu bahçede.
Sevda çiçekleri hiç solmayacak.
Ve burada yaşanacak aşkların en güzeli.

Burası bir sevda bahçesi.
İşte tam şurası,
Gönlümün tam ortası.
Bilseniz,
Ne fırtınalı aşklar yaşandı bu bahçede.
Halada yeni aşklara gebe..

Kemal KÜÇÜKTEKİN
28.02.2008
KARAMAN

UMUTLARIM AĞLIYOR

Ne sen, ne de ben sahip çıktık,
Ortada kalan sevdamız ağlıyor.
Hıçkırık seslerine bakma sen,
Ben değil, yüreğim ağlıyor.

Dil döktüm sana saatlerce,
Yalvardım, yakardım ama nafile,
Ayrılık vakti geldi işte,
Ben değil, sözlerim ağlıyor.

Hiç umut ışığı yok gözlerinde,
Sen bu sevdayı bitirdin yüreğinde,
Ağlamamak için söz versemde kendime,
Ben değil, gözlerim ağlıyor.

Sıcacık sevgimle açmıştım gönül yolunu,
Birbirimizi sevecektik hani ömür boyu,
Bana insafsızca oynadın bir sevda oyunu,
Ben değil, sevdam ağlıyor.

Hani, mutluluktan ışıyacaktı evimiz,
Hani, dillere destan olacaktı sevgimiz,
Kucağımızda sarı saçlı bir bebeğimiz,
Ben değil, umutlarım ağlıyor.

Bundan sonra başkasını sevemem,
Kalbim paramparça oldu, artık ona veremem.
Cennete bile götürse, gidemem.
Ben değil, Kemal diye bir aşık ağlıyor.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
27.02.2008
KARAMAN

ANAMIZ AĞLIYOR

Vatandaşları gördüm, daha nasılsınız demeden,
Beyim, bizim anamız ağlıyor, dediler.
Niye dedim, bakın herşey güllük gülüstanlık,
Geç bunları, biz herşeyi biliyoruz dediler,
Bizim her gün anamız ağlıyor, dediler.

Aile hekimliğimiş,Avrupa'nın bir çok ülkesi vazgeçti.
Hastaneye giden, sinirden oldu birer deli.
Memura/emekliye yüzde dört zam, herşeye yüzde yirmi,
Yer misin yemez misin, gel de öfkeden ölme şimdi.
Merak etme, biz herşeyi biliyoruz dediler,
Bizim her gün anamız ağlıyor dediler.

Bu asgari ücretle, kiralık ev bile bulunmuyor,
Misafir gelecek diye, millet artık korkuyor.
Maaş yetmeyince, adamın eti kemiği eriyor,
Maşallah siyasetcilerimizin, hiç vicdanı sızlamıyor.
Merak etme, biz herşeyi biliyoruz dediler,
Bizim her gün anamız ağlıyor dediler.

Yoksulun çiftçinin iyice kırdılar belini,
Yabancı sermaye deyip, sattılar bu ülkeyi.
Göz yumdular, hortumlattılar milletin alın terini.
Nereye baksan yanıyor, vatanın her köşesi yangın yeri.
Merak etme, biz herşeyi biliyoruz dediler,
Bizim her gün anamız ağlıyor dediler.

Enflasyonu düşürdük diye bas bas bağırıyorlar,
Hiç mi alış verişe çıkmıyor bunlar.
Gün geçmiyor ki artıyorken fiatlar,
Acaba bu milletle dalga mı geçiyorlar?
Merak etme, biz herşeyi biliyoruz dediler,
Bizim her gün anamız ağlıyor dediler.

Ekmeğe talim ediyoruz, kalmadı ağzımızın tadı.
Vatandaş ölüyor, uzatın artık bir zeytin dalı.
Görmemezlikten gelmeyin insanlarımızın sıkıntısını,
Yaptığınız hataların, bu ülke çekiyor acısını
Merak etme, biz herşeyi biliyoruz dediler.
Onlarında analarının ağlayacağı zaman, gelecek dediler.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
25.02.2008
KARAMAN

KÜSMEK BİZE YAKIŞMADI

Sen bana toz kondurmazken,
Küsmek bize hiç yakışmadı.
Ben senin üzerine titrerken,
Küsmek bize hiç yakışmadı.

Evimiz gömüldü sessizliğe,
Sen o köşede, ben bu köşede.
Bu gece yattık ayrı yerlerde,
Küsmek bize hiç yakışmadı.

Bu sabah bir günaydını esirgedin,
Çay mı beni içti, ben mi çayı içtim bilemedim.
Ben bu küsme işini sevmedim,
Küsmek bize hiç yakışmadı.

Niye küstük hiç bilmiyorum.
Suç bende ise, özür diliyorum.
Ben senin üzülmeni istemiyorum.
Küsmek bize hiç yakışmadı.

Hiç ara vermeyelim sevgimize,
Gel yine oturalım diz dize.
Neşe gelsin o güzel yüzüne,
Küsmek bize hiç yakışmadı.

Küsmek güzel olsaydı, alırdı sevginin yerini.
Acıdan başka ne verebilir ki.
Yaşayalım doya doya sevgimizi.
Küsmek bize hiç yakışmadı.

Sen bana ben sana hiç kıyamazken,
Bu hayatı dolu dolu yaşamak varken,
Birbirimizi bu kadar çok severken,
Küsmek bize hiç yakışmadı.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
25.02.2008
KARAMAN

ÜZME KENDİNİ

Duvardaki o gülümseyen fotoğrafınıda almışsın.
Çerçevenin yalnızca izi kalmış.
Biliyorsun en çok sevdiğim resmindi o.
O resim kalsaydı,
Senden tek bir anı.

Tam da Sonbahar, hazan mevsimi,
Yapraklar dökülüyor.
Dallarını terk ediyorlar birer birer.
Sen mi onlardan örnek aldın,
Yoksa onlar mı seni?


Hata mı yaptık?
Ben hata olara görmüyorum beraberliğimizi.
Biz saramadık, sadece saramadık yaralarımızı.
Yaralanan yüreğimizdeki sevgiydi.
Ve biz,
Öldürdük o sevgiyi.

Bak seninde gözlerin buğulandı.
Benim gibi, dokunsan ağlayacaksın.
Her ne kadar "Üzülmüyorum" desen de,
Bu ayrılık senide yakmış,
Beni yaktığı gibi.

"Unut" demek, "Unutacağım" demek o kadar basit sanki.
Yaşanan o güzel günler hiç unutulur mu?
Ara sıra sende hatırlayacaksın.
Ama, sakın anılara dalıpta,
Üzme kendini.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
23.01.2008
KARAMAN

BİR ÜLKE İSTİYORUM

Bir ülke istiyorum; Dünya ekonomisi ve siyaseti ondan sorulan.
Bir ülke istiyorum; Laik ve modern olarak parmakla gösterilen.
Bir ülke istiyorum; Çağdaş adaleti ile göz kamaştıran.
Bir ülke istiyorum; Terör nedeniyle gözyaşları akmayan.
Ben böyle bir Türkiye istiyorum.

Bir ülke istiyorum; Siyasetçileri Amerika'dan icazet almayan.
Bir ülke istiyorum; Meclisinde yalnızca yasama yapılan.
Bir ülke istiyorum; Üretimde/dışsatımda devrimler yaratan.
Bir ülke istiyorum; Güzellikleri ile dillere destan olan.
Ben böyle bir Türkiye istiyorum.

Dini siyasete alet eden partilerin olmadığı,
Mafyanın, vurguncuların, derin devletin olmadığı,
Yoksulluğun ve işsizliğin olmadığı,
Suni gündemler yaratılarak, halkımın uyutulmadığı,
Bir Türkiye istiyorum.

Ben çok mu hayalciyim, yoksa çok mu istiyorum?
Bütün bunlara, bu Türk milleti layık değil mi?
Ben insanca yaşamak için, atılım istiyorum.
Bu milenyum çağında bu ülkeye yazık değil mi?

Kemal KÜÇÜKTEKİN
21.02.2008
KARAMAN

SEVGİYE DAVET

Ödün vermeden insanlık onurumuzdan,
Mutlu olmasını bilmemiz gerek.
Zevk almak istiyorsak biz bu hayattan,
Güne sevgiyle başlayalım, gülümseyerek.

Güne sevgiyle başlayalım, ilk önce sevelim kendimizi.
Siz kendinizi sevmezseniz, seven bulamazsınız sizi.
Sevelim sevilelim, sevgi doldursun yüreğimizi,
Güne sevgiyle başlayalım, gülümseyerek.

Mutlu olmak istiyorsak, sevgisiz olmaz.
Sevmekten bir gönül asla yorulmaz.
Sevgiden daha kutsal, hiç bir şey olamaz.
Güne sevgiyle başlayalım, gülümseyerek.

Mutluluk kalıcı olmalıdır yüreğimizde.
Gelip geçici mutluluklar bizim neyimize.
O zaman gerçek bir sevgi gerekiyor bize.
Güne sevgiyle başlayalım, gülümseyerek.

"Seni Seviyorum" diyebilmeliyiz herkese,
Annemize, babamıza, eşimize, kardeşlerimize.
Sevginin coşkusunu yaşayalım sevdiklerimizle.
Güne sevgiyle başlayalım, gülümseyerek.

İlk adımı karşıdan beklemeyelim, biz atalım severek.
Seni çok seviyorum diyelim, hemde gülerek.
Sevdiklerimize, sevilmenin huzurunu vererek,
Güne sevgiyle başlayalım, gülümseyerek.

Siz sevdikçe, ne çok sevildiğinizi göreceksiniz.
Yüreğinizin, sevgi sarhoşu olduğunu hissedeceksiniz.
Seviyorum/seviliyorum diye haykırmak isteyeceksiniz.
Güne sevgiyle başlayalım, gülümseyerek.

Sevgisiz bir hayat düşünebilir misiniz hiç,
Dostlarımızdan sevgi beklemiyor muyuz hepimiz.
Mutluluğu yakalamak istiyorsak şayet biz.
Güne sevgiyle başlamalıyız, gülümseyerek.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
19.02.2008
KARAMAN

ARTIK SEVDA ŞİİRLERİ YAZMAYACAĞIM

Artık sevda şiirleri yazmayacağım.
Asgari ücret diye, sadakanın verildiği bu ülkede,
Millet inim inim inlerken,
Kara kara düşünürken vatandaş,
Çiçeklerden, aşktan, denizden, yakomozlardan,
Nasıl bahsedersin?
Bu ekonomik ortamda,
Sevda aklına gelir mi vatandaşın?

Artık sevda şiirleri yazmayacağım.
Milletin yüzü gülmüyor, işsiz.
Oğlu dersaneye gidemediği için üniversiteyi kazanamamış,
Kızı ayakkabı istiyor, surat bir karış,
Adam karısının yüzüne bakamıyor,
Pazara çıkıp, sebze meyve alamamış.
Şimdi yazsan bir sevda şiiri,
Adam, kesin küfredecek.

Artık sevda şiirleri yazmayacağım.
Delikanlı askerden dönmüş evlenecek, yavuklusu bekliyor.
Yatak odası fiatlarına bakıyor, dudağını ısırıyor.
Buzdolabı fiatlarına bakıyor, iç çekiyor.
Cepte beş para yok.
Sen gel de, bu delikanlıya sevginin güzelliğinden bahset.
"Mehtaplı bir gecede, tut sevdiğinin elinden,
Yakomozları seyret" de bakalım.
Zaten sinirleri tepesinde delikanlının,
İnan ki suratına yumruğu yersin.

Artık sevda şiirleri yazmayacağım.
Genç kız, büyük umutlarla üniversiteyi bitirmiş.
Ayaklarının üzerine sağlam basmak,
Aile bütçesine katkıda bulunmak istiyor.
İş arıyor.
Bu gün belki çaldığı bu yirminci kapı.
Bak, son gittiği yerden de ağlayarak çıkıyor.
Utanmazlar, ahlaksız teklifte bulunmuşlar.
Dünya başına yıkılmış genç kızın.
Şimdi sen,
Bu genç kıza, aşktan sevgiden nasıl söz edersin?
İnsanlara sevdisi kaldı mı genç kızın?

Artık sevda şiirleri yazmayacağım.
Daha üç beş yıl önce,
Pazarlarda çorap satan,
Bir partinin militanlığını yapan adam,
Şimdi milyarlarla oynuyor.
Altında son model bir araba,
Etrafında bir kaç sarışın kadın.
Bu adam sevgiyi satın aldığını sanıyor.
Sen ne kadar sevda şiiri yazarsan yaz,
Bu adama anlatamazsın,
Sevginin satılık olmadığını.

Artık sevda şiirleri yazmayacağım.
Töre cinayetlerinin olduğu bir yerde,
Sevgi olur mu?
Devletin boşluğunu dolduruyoruz diye,
Mafyaların kol gezdiği bu ülkede,
Sevda şiirleri yazsan, ne yazar?
Anadolu'da, kırsal alanlarımızda,
Bir bayanın,
Babasına, erkek kardeşlerine,
"Seni seviyorum" diyemediği bir ülkede,
Sevda şiirleri neyi değiştirecek?

Artık sevda şiirleri yazmayacağım.
Sevgililer Günü'nde,
Sevgilinize hediye aldınız mı? diye sorulduğunda,
"Benim sevgilim yok, ben evliyim" diyen,
Örümcekleşmiş bu kafaya,
Eşinin,
En güzel, bir tek sevgili olduğunu nasıl anlatacaksın?
Eşini, yalnızca cinsel obje olarak gören,
Saygı göstermeyen zihniyetlerin,
Siz, sevda şiirleri okuduğunu mu sanıyorsunuz?

Acı veriyor bana dostlar, zoruma gidiyor.
Şiir yazarken tüm bunlar aklıma geliyor.
Niye böyle bir ülke olduk, bize neler oluyor?
İçimizdeki sevgiyi kimler öldürüyor?

Kemal KÜÇÜKTEKİN
18.02.2008
KARAMAN

SENİN SEVDAN ÇOK ÖZEL YÜREĞİMDE

.................................Aşkıma..................

Bu yürek var olduğundan beri,
Neleri sevmedi, nelere heyecanlanmadı ki.
İlk önce anne baba sevgisiyle doldu.
Ve bu sevgiyle, sevmeyi öğrendi bu yürek.
...........Kardeşlerini, dostlarını sevdi.
...........Çiçekleri, kuşları, doğayı sevdi.
...........Öğretmenlerini sevdi, anne ve babasını sever gibi.
...........Ve arkadaş, arkadaş sevgisini tattı bu yürek.
...........Sevdi bu yürek, sevdiği kadar da sevildi.

Ve seni gördü bu yürek aşkım, sarsıldı.
Bir yaprak gibi sarardı.
Bir kor gibi yandı.
Bir kelebek gibi yerinde duramadı.
Hele sen ; "Sevgilim" dedikçe, çıldırdı bu yürek.
...........Sevildiği anlayınca,
...........Artık, iki kişilik çarpıyordu bu yürek.
...........Senin için ölüm ölüm ölüyordu.
...........Senin eline bir diken batsa,
...........Elinden önce kanıyordu bu yürek.

Ve bundan otuziki yıl önce aşkım,
Sen "Evet" deyince sevdasına,
Senin yüreğini, ölümüne kucakladı bu yürek.
Öyle sevdi, öyle sevdi ki senin yüreğini,
İçindeki diğer sevgilerin kıskanmasına aldırmadı.
Ve ; Kitaplardaki sevginin anlamını değiştirdi bu yürek.
..........Bir girdin bu yüreğe aşkım, pir girdin.
..........Artık seninle geziyor, seninle uyuyor, seninle yaşıyor bu yürek.
..........Sen ne yaptın benim yüreğime aşkım,
..........Bu yürek, beni bile eskisi gibi sevmiyor.

Çoçukları oldu bu yüreğin, hemde iki tane,
Biraz daha olgunlaşmıştı artık, baba yüreği olmuştu.
Hemen onlarada özel yerler ayırdı,
Ama senin yerin aşkım, çok çok özeldi.
..........Bu yürek, inan ki aşkım bildiğini okuyor.
..........Hele sana, hiç ama hiç toz kondurmuyor.
..........Yeter artık yoruldun deyince, bana küsüyor,
..........Anladım ki aşkım,
..........Yıllar geçse bile, hala bu yürek,
..........Seni çok, ama çok seviyor.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
17.02.2008
KARAMAN

GÜLÜ SENİN OLSUN...

Bak, yokettik yüreğimizdeki baharı,
Sen kar yağdırdın, ben dolu.
Açmadan soldu sevda tomurcukları,
Sen kolayı seçtin, ben zoru.

Birlikte yaşayacağımız bu hayatın,
Sen boş tarafından baktın, ben dolu.
Derecekken çiçeklerini sevgi bağının,
Sen sümbülü seçtin, ben gülü.

Hiç taviz vermedik ilkelerimizden.
Bir araya gelemedik kaprislerimizden.
Birbirimizden anlayış beklerken,
Sen alı seçtin, ben moru.

Sevgimizin yıpranacağını hiç görmedik,
Sen bana, ben sana söz hakkı vermedik.
Aynı noktaya hiç bir zaman gelmedik,
Sen yalnış dedin, ben doğru.

Bu kadar zıt kutuplarda iken, yapamayız biz.
Yaşayacağız artık, yaşabilirsek sevgisiz.
Seninle çok farklı oldu düşüncelerimiz,
Sen sağı tercih ettin, ben solu.

Bu durumda çok zor olacak gülmemiz,
Sana da, bana da işkence olacak evliliğimiz.
Henüz başlamamışken vazgeçelim sessiz sessiz,
Bu sevdanın gülü senin olsun, dikeni benim...

Kemal KÜÇÜKTEKİN
16.02.2008
KARAMAN

LANET OLSUN AYRILIKLARA

Gökyüzünde ne Ay, ne de bir tek yıldız var.
Yine katran karası bir gece.
İçim ürperiyor, üşüyorum.
Odamda buz gibi.
Ama yüreğim daha çok üşüyor,
Gittiğin günden beri.
...............Dün komşular sordu seni,
...............Yalan söyledim birtanem,
..............."Annesine gezmeye gitti" diyebildim,
...............Söyleyemedim tamamen gittiğini.

Bu gün bulaşık makinasını çalıştıramadım, biliyor musun ?
Yan komşumuz Özlem hanımdan da yardım isteyemedim.
Birikmişti bulaşıklar, ellerimle yıkadım.
Görsen beğenmezsin,
Çünkü ; Ben kendin de beğenmedim.
Ha.. Şekeri nereye koymuştun birtanem,
Şekerlikteki bitti de, şekeri bulamadım.
Bu sabah şekersiz içtim çayı.
..............Bu üstümdeki son gömleğim.
..............Diğerlerinin hepsi kirlendi.
..............Sen bana ütüsüz gömlek hiç giydirmemiştin,
..............Ben nasıl yıkayacağım gömlekleri,
..............Nasıl ütüleyeceğim şimdi onları.

Gündüzleri bir iki saat geziyorum.
Arkadaşlarla laflıyoruz biraz.
Gündüzleri geçiyor, geçiyorda,
Geceleri hiç, hiç geçmiyor birtanem.
Televizyon seyretmeyi sevmiyorum biliyorsun.
Müzik setinde de hep senin sevdiğin şarkılar.
Hangi şarkıyı açsam,
Gözyaşlarım, nağmelerden daha hızlı akıyor.
..............Kendi kendimle konuşmaya başladım, inanır mısın?
..............Bu katran karası gecelerde,
..............Kendi kendimle sohbet ediyorum.
..............Beni görseler, kesin deli diyecekler biliyorum.
..............Derlerse desinler, hiç umurumda değil, değil ama,
..............Kendi kendine sohbetinde hiç tadı olmuyor.
..............Olmuyor be birtanem, olmuyor.
..............Nerdesin ?
..............Ben, ben çıldırmak üzereyim.

Yalnızlık "Allah'a mahsus" diyorlardı ya,
Diyenler ne kadar da doğru söylemiş.
Yalnızlık çok zormuş canparem, çok
Bu hayat ta yalnızlık kadar,
Daha korkunç bir duygu, inan ki yokmuş.
..............Bırak çamaşırları, bulaşıkları,
..............Onlar hiç önemli değil, zamanla alışırım belki.
..............Ama lanet olası bu ayrılığa,
..............Sensizliğe,
..............Nasıl alışacağım bana söyler misin birtanem ?
..............Nasıl ?

Biliyor musun?
Seni şimdi bile çok arıyorum,
Öyle özlüyorum ki seni birtanem.
Ama,
Lanet olası gururumuz yok mu?
Kıramadık bu lanet olası gururlarımızı,
Ve bitirdik birlikteliğimizi.
..............İşte ben,
..............Böyle çaresiz, böyle perişan,
..............Acılar içindeyim birtanem.
..............Yüreğim pişman, ben pişmanım.
..............Bu hayatta tutunacak bir tek dalım,
..............Benim için hayatta en değerli olan, sen mişsin.
..............Bunu da çok geç,
..............Çok geç anladım.
..............Affet beni..

Kemal KÜÇÜKTEKİN
15.02.2008
KARAMAN

KUL OLURUM SANA

-----------------------------------Eşime İthaf----
---------"Sevgililer Günü"n Kutlu Olsun Aşkım----

Benimle sevinip, benimle mutlu olman var ya,
Yalnız bu gönlüm değil, bin gönlüm kul olsun sana.
Avuçlarının arasına alıp, yüzümü öpüp okşaman var ya,
Yalnız bu gönlüm değil, bin gönlüm kul olsun sana.

Her sabah canım, sevgilim diyerek uyandırman var ya,
Yalnız bu gönlüm değil, bin gönlüm kul olsun sana.
Senin yokluğuna dayanamam, önce ben ölmeliyim demen var ya,
Yalnız bu gönlüm değil, bin gönlüm kul olsun sana.

Seni sevmekten bir ömür değil, bin ömür usanmam.
Sen Allah'ımın bir armağanısın bana.
Senin için canımı veririm, gözümü bile kırpmam,
Yalnız bu gönlüm değil, bin gönlüm kul olsun sana.

Ben Kral, sen Kraliçe'ydin, evimizi saray gibi yaptık.
Birbirimizin gönlünü fetetmek için, neler yapmadık.
Sonunda senin bir gülüşün yetiyordu bana,
Yalnız bu gönlüm değil, bin gönlüm kul olsun sana.

Bahardan başka bir mevsim hiç yaşamadık,
Hüzün/Hazan, hiç mi hiç yoktu bizim hayatımızda,
Sadece mutluluktan birbirimize sarılıp ağladık,
Yalnız bu gönlüm değil, bin gönlüm kul olsun sana.

Öyle mutluyum ki, anlatmama kelimeler yetmiyor.
Sana olan sevdam, yüreğimde gittikçe büyüyor.
Allah'ım en ufak bir acını bile göstermesin bana,
Yalnız bu gönlüm değil, bin gönlüm kul olsun sana.
YALNIZ BU KEMAL DEĞİL, BİN KEMAL KURBAN OLSUN SANA....

Kemal KÜÇÜKTEKİN
14.02.2008
KARAMAN

SEVGİLİLER GÜNÜ

Yarın "Sevgililer Günü",
Eşime ; " Yarın ne yapalım hayatım ?" diye sordum.
Yarın farklı bir şey yapalım,
Sevgililerin coşkusuna ortak olalım canım" dedi.
Sevgililerin coşkusuna ortak olmak, iyi fikirdi.
Çünkü bizim ;
Üçyüzatmışbeş günümüz "Sevgililer Günü"ydü.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
13.02.2008
KARAMAN

SOKAKTAKİ MİKROP

Havalar artık iyice bozuldu.
Sokakta mikroplar kol geziyor.
Bize de bulaştı her halde o mikroplar,
Sevdamız hiç iyi gitmiyor.

Ne güzel anlaşıyor, ne güzel sevişiyorduk.
Kalbimiz aşk ile çarpıyordu.
Aniden bir soğukluk başladı sevgimizde,
Sokaktan mikrop mu kaptık ne ?
Sevdamız hiç iyi gitmiyor.

Sarardı soldu sevdamız,
Eski neşesi de kalmadı artık.
Sevgilileri birbirine düşüren mikropların,
Her halde aşısıda bilinmiyor.
Sevdamız hiç iyi gitmiyor.

Bak, gül gibi sevgimiz soluyor,
Neden bu mikroplar yok edilmiyor ?
Sağlık Bakanlığı ne iş yapıyor ?
Sevdamız hiç iyi gitmiyor.

Nerede devlet, nerede hükümet ?
Sevenlerin sevgisine neden bakmıyor ?
Sevdaya düşman bu mikroplar,
Neden hala kol geziyor ?
İnanın ki dostlar,
Sevdamız hiç iyi gitmiyor...

Kemal KÜÇÜKTEKİN
12.02.2008
KARAMAN

CANIM BENİM

--------------Eşime Doğum Günü Armağanımdır.---

Bir kitap gibisin, okuyorum satır satır.
Bir şarkı gibisin, yüreğimde nağme nağmesin.
Bir şiir gibisin, zevk alıyorum seni dinlemekten.
Ben hiç usanır mıyım, seni sevmekten.

Deli gibi aşığım sana, mabedim oldun benim.
Bir gün ölürsem, kollarında ölmek isterim.
Sen benim aşkımsın, canım ciğerim,
Ben hiç usanır mıyım, seni sevmekten.

Ruhumu okşuyor, o neşe dolu gülmelerin.
Yüreğimi eritiyor, o masmavi derin gözlerin.
Her gün yeniden, yeniden aşık oluyorum sana inan,
Ben hiç usanır mıyım, seni sevmekten.

Bir anlık hüzün görsem yüzünde, dünyam kararır,
Bırak ağlamayı, gözlerin buğulansa, benim içim parçalanır.
Sen üzülmek için değil, sevilmek için yaratılmışsın,
Ben hiç usanır mıyım, seni sevmekten.

Sen benim baharımsın, rengarenk çiçeğim.
Dünyamsın, hülyamsın, rüyamsın, geleceğim.
Sen benim eşimsin, canımsın, biricik sevdiğim,
Ben hiç usanır mıyım, seni sevmekten.

Yüreğimdeki bu ateş, hiç sönmeyecek biliyorsun.
Ben Allah'ım dan yalnızca, bir tek şey istiyorum.
Öleceksek bir gün, birlikte el ele ölelim,
İnan ki Ahrette bile, ben yine seni severim...

Kemal KÜÇÜKTEKİN
11.02.2008
KARAMAN

BENİM AŞKIMIN NESİ VAR

Benimkisi sevgi değil mi,
Benimkisi yürek değil mi,
Ben insan değil miyim,
Benim aşkımın nesi var ?

Gülmelerini sevdim ben senin,
Gönlümü yaktı gözlerin,
Bana hiç ümit vermedin,
Benim aşkımın nesi var ?

Dudak büktün sevdama,
Omuz silktin sen bana,
Ben Allah'ın sevgisiz kulu muyum,
Benim aşkımın nesi var ?

Gönlümü serdim ayaklarına,
Güller döktüm yollarına,
Ölsem senin kollarında,
Benim aşkımın nesi var ?

Hiç usanmam seni sevmekten,
Bir ömür beklerim seni inan,
Kul olurum, kurban olurum sana ben,
Benim aşkımın nesi var ?

Sen olmazsan bu sevda olmaz,
Sen olmazsan bu yürek çarpmaz,
Aşkımı hor görürsen, ölürüm inan,
Benim aşkımın nesi var ?

Kemal KÜÇÜKTEKİN
11.02.2008
KARAMAN

HER ŞEY SENİNLE GÜZEL

-------------------Eşime ithaf--------

Bir gül, bir lale, bir karanfil,
Eğer sen varsan güzel.
İçimde yaşama arzusu varsa eğer,
Bu hayat seninle güzel.

Mehtaplı bir gecede sırt üstü uzanmak,
Hayal kurmak bile seninle güzel.
Her sabah seninle uyanmak,
Yeni bir güne, seninle başlamak güzel.

Seninle güzel zorlukları göğüslemek,
Seninle ağlayıp, seninle gülmek güzel.
Seninle güzel nefes almak,
Seninle acı çekmek bile güzel.

Seninle güzel, baharın kokusunu içimize çekmek,
Kumsalda el ele dolaşmak seninle güzel.
Yağmurda iliklerimize kadar, sırıl sıklam ıslanmak,
Seninle olmak inan ki çok güzel.

Seninle ne kadar güzel, bir çatı altında olmak.
Yarınları düşünmeden, seninle yaşamak güzel.
Ekmeğin ortasından kırıp, seninle paylaşmak,
Sevmek, sevilmek seninle güzel.

Hayatımda her şey seninle güzel meleğim.
Bu gökyüzü, bu dünya seninle güzel.
Sen varsan yanımda,
Ölümü bile düşünmek, seninle güzel.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
10.02.2008
KARAMAN

BİZİM İNSANLARIMIZ

--Oğlum'a Mektup 1--

Nasıl doğayı seviyorsan,
Nasıl beni, anneni, eşini, kardeşini seviyorsan,
Sevgiye muhtaç o kadar insanımız var ki,
İnsanlarıda sev oğlum.
........Çevrene ışık veremezsen,
........Işık alamazsın.
........Çevrene sevgi veremezsen,
........Sevgi alamazsın.
........Çevrene mutluluk veremezsen,
........Mutlu olamazsın oğlum.
Bizim insanımız kor yüreklidir oğlum.
Sevdiği zaman,
Adam gibi sever.
Ve asla sevgisine ihanet etmez.
Bizim insanımız çilekeştir oğlum.
Ciğeri yanar, içi parcalanır,
Ama acısını hiç dışarıya vurmaz.
Aldığı terbiye ile, vuramazlar.
........Bizim insanımız,
........Yıllarca sevilmedi.
........İlgi görmedi.
........Bu nedenle yüzü gülmez bizim insanımızın.
........Yoksulluk içerisinde,
........Yıllarca yaşama mücadelesi verdiler.
........Dışlandılar ve yaşamaktan soğuttular.
........Ama ne yazık ki, yüreklerindeki,
........Saf, temiz sevgiyi görmediler,
........Görmek istemediler oğlum.
Bizim insanımız saygılıdır.
Misafirperverdir.
Yemez yedirir.
Sen görevin nedeniyle sık sık köylere gidiyorsun.
Onların ikramlarını sakın geriye çevirme oğlum,
Üzülürler,
Beğenilmediklerini düşünürler,
Alıngandır biraz bizim insanımız.
........İnsanlarımızı sev oğlum.
........Ama siyasetçilerimiz gibi,
........Sever görünme,
........Yürekten sev.
Bizim insanımız çabuk unuturlar oğlum.
Bu onların bir eksikliği bence.
Geçmişi, yaşadıklarını ve yaşattıklarını,
Çabuk unutmamış olsalardı,
Ülkemizdeki siyasetçiler,
Padişah gibi,
Oturabilir miydi o koltuklarında yıllarca,
Hemde bir şey yapmadan, bu ülke yararına.
........Dini siyasete alet eden partilerin,
........Nasıl seçilebildiklerini sormuştun bana.
........Dinine bağlıdır bizim insanımız oğlum.
........Taviz vermezler bu konuda.
........Ama ; Ağzını açtığında, din elden gidiyor deyip,
........Günde üç kez öğle namazını kılarsan,
........Vatanı bile parselleyebilirsin.
........İşte o siyasetçilerin yaptıklarıda bu oğlum.
........İnsanımızın en değerli ve en zayıf noktasını,
........Malzeme olarak çok iyi kullanıyorlar.
İnsanlarımızı sev oğlum.
Bu ülkeyi sev.
Cumhuriyeti sev.
Demokrasiye inan oğlum.
Bütün bunları seversen,
Özde mutlu olursun.
Sen sevdiğin sürece,
Saygınlığın artar,
Yüreği sağlam dostların olur.
Ve yürekten sevilirsin oğlum...

Kemal KÜÇÜKTEKİN
09.02.2008
KARAMAN

İÇİM YANIYOR

Kızgın kumlarda yürüyorum,
Ne ayaklarım yanıyor, ne de güneş yakıyor.
Benim içim yanıyor.
Güneşi alsam, koysam içime,
Güneş erir diye korkuyorum.
.......Yakamozları seyrederken,
.......Bu kumsalda tanışmıştık.
.......İlk kez ıslak ıslak bu kumsalda öpüşmüştük.
.......Ay görmüştü öpüştüğümüzü,
.......Hemen bulutların arasına saklandı,
.......Ay bile utanmıştı.

Biz, bu sahilde mutluluğun en güzelini yaşadık.
Dünya toz pembe dönüyordu bizim için.
Ay ışığında yakamozlarla birlikte dans ediyorduk,
Yakamozların yorulmasından da,
Gecenin bittiğini anlıyorduk.
........Bir şölen, bir çağlayan, bir alevdi sevdamız.
........Ve o alev yaktı yüreklerimizi.
........Birlikteliğimizi tüm dünya ya ilan etmek için,
........Takmıştık nişan yüzüklerini.

Okula dönmen için otobüse binerken,
Hiç kolay olmamıştı ayrılmamız.
Ağlamamak için zor tutmuştuk kendimizi.
Okul biter bitmez döneceğine söz vermiştin hani,
Hani sevgilim,
Ayrılık bu kadar da uzun sürmez ki.
........Bak dünya dönmüyor şimdi.
........Tomurcuklar bile açmıyor.
........Hayat durdu sanki.
........Benim ise, içim yanıyor.
........Her şey ;
........Senin dönmeni bekliyor ey sevgili.
Gel bir tanem,
Tomurcuklar yine çiçek açsın,
Dünya dönsün eskisi gibi.
Gel bir tanem,
Söndür şu içimdeki ateşi.

Kemal KÜÇÜKTEKİN
08.02.2008
KARAMAN

O GÜZEL AŞKLARA SELAM OLSUN

Sevdasına, ölümüne sahip çıkanlara,
O doyumsuz aşklara, benden selam olsun.
Sevgiyi, saygı ile yoğuranlara,
O güzel aşklara, benden selam olsun.

Güne, "Günaydın aşkım" diye başlayanlara,
Evde her işi beraber yapanlara,
Sevgilisini el üstünde tutanlara,
Sevgi dolu aşklara, benden selam olsun.

Sevgilisi ile ağlayıp, sevgilisi ile gülenlere,
Sevgilisini canından bile çok sevenlere,
Zorlukların üzerine el ele yürüyenlere,
Saygı dolu aşklara, benden selam olsun.

Kutsal olan sevgiye, ihanet etmeyenlere,
Sorunlara sevdiğinden önce, göğüs gerenlere,
Sıkıntılarını sevdiğine belli etmeyenlere,
Sevgi dolu aşklara, benden selam olsun.

Atılacak her adımda, sevdiğinin görüşünü alanlara,
Sevdiğinin ailesi ile kendi ailesini bir tutanlara,
Ufak kırgınlıklardan sonra, ilk adımı atanlara,
Saygı dolu aşklara, benden selam olsun.

Hüzünleri silip, her mevsim baharları yaşayanlara,
Yalnızca, mutlu anlarında sarılıp ağlayanlara,
Sevdasıyla, sevgililere örnek olanlara,
O doyumsuz aşklara, benden selam olsun.

Sevginin coşkusuyla, tek bir yürek olanlara,
Şiirsel bir mutluluk yaşayanlara,
Bu sevda için, zamanı durduranlara,
O muhteşem aşklara, benden selam olsun..

Kemal KÜÇÜKTEKİN
05.02.2008
KARAMAN

BU GÖNÜL NELER YAPMAZ

O tatlı sesinle, bana bir "Canım" desen,
Bu gönül senin için neler yapmaz.
O tatlı gülüşünle, bana bir gülüversen,
Bu gönül senin için neler yapmaz.

Ferhat gibi dağları delerim.
Baharın güzelliğini ayaklarına sererim.
Seni canımdan bile daha çok severim.
Bu gönül senin için neler yapmaz.

Hazanları yaşatmam sana,
Hüzünleri silerim hayatından,
Dünyayı tersine döndürürüm inan.
Bu gönül senin için neler yapmaz.

Sana saraylar yaparım, yediveren güllerden,
Bir ressam gibi süslerim, sevda renklerinden,
Sevgi olur akarım çeşmelerinden,
Bu gönül senin için neler yapmaz.

Sevda ateşiyle yakarım yüreğini,
Ayaklarını yerden keserim mutluluktan,
Söyle ahu gözlüm, ne istersen iste benden,
Bu gönül senin için neler yapmaz...

Kemal KÜÇÜKTEKİN
04.02.2008
KARAMAN